SOS Nakliyat | Güvenle taşıyoruz.

📞 +90 505 282 98 13

Samsun evden eve nakliyat hizmetinde güvenilir çözüm ortağınız. Eşyalarınızı profesyonel ekip, özenli paketleme ve zamanında teslimatla sorunsuz şekilde taşıyoruz.

Evden Eve Nakliyat

Eşyalarınızın demonte, paketleme ve montaj işlemleri uzman ekibimiz tarafından titizlikle yapılır.

Asansörlü Taşıma

Yüksek katlara taşınmak sorun değil. Modüler asansör sistemimiz ile eşyalarınız hasarsız taşınır.

Şehirler Arası Nakliyat

Türkiye'nin 81 iline sigortalı ve sözleşmeli taşımacılık hizmeti sunuyoruz.

Ambalaj & Paketleme

Kırılacak eşyalarınız ve mobilyalarınız özel hava kabarcıklı naylonlar ile sarılarak korunur.

Ofis & Büro Taşıma

İş yerinizdeki elektronik cihazlar, arşivler ve mobilyalar iş akışınız aksamadan taşınır.

Eşya Depolama

Eşyalarınızı güvenli, 7/24 kameralı ve rutubetsiz depolarımızda dilediğiniz kadar saklayın.

0 +

Mutlu Müşteri

0 +

Başarılı Nakliye

0 + Yıl

Deneyim

% 0

Memnuniyet

Sık Sorulan Sorular

Samsun evden eve nakliyat süreçlerimiz hakkında merak ettikleriniz.

Fiyatlarımız; taşınacak eşya yoğunluğu, kat durumu (asansör gerekip gerekmediği) ve iki ev arasındaki mesafeye göre belirlenir. Samsun içi veya şehirler arası fiyat teklifi için ücretsiz ekspertiz hizmetimizden yararlanabilirsiniz.

Kesinlikle. Firmamız ile yapılan tüm taşımacılık işlemleri, olası hasarlara, kazalara veya kayıplara karşı "Emtia Nakliyat Sigortası" kapsamındadır. Güveniniz bizim için önceliktir.

Evet, Samsun genelinde yüksek katlı binalar için modüler asansör sistemimiz mevcuttur. Balkon veya geniş pencerelerden kurulum yaparak eşyalarınızı bina merdivenlerine değdirmeden, hasarsız ve hızlı bir şekilde taşıyoruz.

Mobilyalarınız, beyaz eşyalarınız ve büyük parçalar uzman ekibimiz tarafından patpat naylon ve battaniyelerle paketlenir. Mutfak eşyaları ve kıyafetler gibi ufak eşyaların toplanması ise anlaşmamıza bağlı olarak sizin tarafınızdan veya ek ücretle firmamız tarafından yapılabilir.

Samsun çıkışlı şehirler arası taşımalarda mesafe belirleyicidir. Genellikle 600-700 km mesafeye kadar (örneğin Ankara, İstanbul) ertesi gün sabah teslimat yapılmaktadır. Uzak mesafeler için planlama yapılarak size net saat bilgisi verilir.

Kadir Gecesi


Kadir Gecemiz Mübarek olsun


0505 282 98 13
İlkadım / SAMSUN
55070 Türkiye


Kadir Gecesi, dini kaynaklarda yer alan bilgilere göre Kuran-ı Kerim'in indiği gece olarak bilinmektedir. Bugünün fazileti, yine Kuran-ı Kerim'in 97. suresinde geçmektedir. İşte, pek çok vatandaşın araştırdığı Kadir Gecesi nedir sorusunun Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan alınan cevabı

KADİR GECESİ KANDİL Mİ?

Kadir Gecesi toplum içerisinde her ne kadar kandil olarak nitelendirilse de kandil değildir. Kadir Gecesi, Kuran-ı Kerim indirildiği önemli bir geceyi tabir etmektedir.

KADİR GECESİ NEDİR?

Sözlükte kadir (kadr) kelimesi “hüküm, şeref, güç, yücelik” gibi anlamlara gelir. Dinî literatürde ise “leyletü’l-Kadr” şeklinde Kur’ân-ı Kerîm’in indirildiği gecenin adı olarak kullanılır. Aynı adı taşıyan 97. sûre bu gecenin fazileti hakkında nâzil olmuştur. Sûrede Kur’an’ın Kadir gecesinde indirildiği ve sözü edilen gecenin bin aydan daha hayırlı olduğu belirtilir.

Müfessirler hayırlı olanın bu gecede yapılan amel olduğunu, bin ayın ise içinde Kadir gecesinin bulunmadığı bir süreyi ifade ettiğini belirtirler (Taberî, XV, 339).

Ancak genel bir rakam konumunda bulunması ve ism-i tafdîlden sonra gelmesi dikkate alınarak bu sayının çokluktan kinaye olabileceğini söylemek de mümkündür (Mâtürîdî, vr. 895b; Mevdûdî, VII, 187). Kur’ân-ı Kerîm’in başka âyetlerinde de bin ve elli bin yıla tekabül eden “gün” kavramı kullanılmaktadır (es-Secde 32/5; el-Meâric 70/4).

Allah’ın insanlara peygamberler vasıtasıyla son hitabı ve nihaî mesajı olan Kur’an’ı indirmesi insanlığın hidayetinde bir dönüm noktası teşkil ettiği için bu olayın gerçekleştiği gece özel bir anlam taşır. Kadir gecesinin önemine işaret eden bir hadiste, önceki ümmetlerin uzun ömürlü olmaları sebebiyle fazla sevap kazanma imkânına sahip bulunmalarına karşılık müslümanlara Kadir gecesinin verildiği belirtilir (el-Muvaṭṭaʾ, “İʿtikâf”, 6). Kadr sûresinde bildirildiğine göre bu gecede Allah’ın izniyle melekler ve Cebrâil yeryüzüne iner ve gece boyunca yeryüzüne barış ve esenlik hâkim olur.

Kadr sûresinde verilen bilgiler, Kur’an’ın ramazan ayında (el-Bakara 2/185) ve bütün hikmetli işlerin kararlaştırıldığı mübarek bir gecede (ed-Duhân 44/3-4) indirildiğine dair âyetlerle birlikte ele alındığında Kadir gecesinin ramazan ayı içinde bulunduğu sonucu ortaya çıkar. Bu gecenin daha çok ramazanın son on veya yedi günündeki tekli gecelerde aranması gerektiğine dair hadisler (Buhârî, “Fażlü leyleti’l-Ḳadr”, 2-3; Müslim, “Ṣıyâm”, 205-220) gecenin tesbitiyle ilgili bazı ipuçları vermektedir. Bu hususta sahâbeden gelen rivayetlerde en çok ramazanın 27. gecesi öne çıkıyorsa da (Müslim, “Ṣalâtü’l-müsâfirîn”, 179-180, “Ṣıyâm”, 220-221; Ebû Dâvûd, “Şehru Ramażân”, 2, 6; Tirmizî, “Ṣavm”, 72) bu rivayetler ihtilâflı olduğundan kesinlik ifade etmemektedir. Bazı nakillerde Hz. Peygamber’in Kadir gecesinin vaktini haber vermeye teşebbüs ettiği, ancak o sırada bir konuda anlaşmazlığa düşen iki sahâbînin Resûlullah’a başvurması üzerine buna fırsat bulamadığı, daha sonra da konunun zihninden silindiği bildirilir (Buhârî, “Fażlü leyleti’l-Ḳadr”, 4; Müslim, “Ṣıyâm”, 217; Dârimî, “Ṣavm”, 56).

Kadir gecesinin kesin olarak belirlenmemesinin hikmeti üzerinde duran âlimler, bu durumun gecenin feyzinden istifade etmek için daha uygun olduğunu söylemişlerdir. Zira Kadir gecesinin bildirilmesi halinde müslümanlar sadece o geceyi ihya etmekle yetinebilirlerdi. Halbuki kısmî belirsizlik sayesinde müminlerin Kadir gecesi ümidiyle bütün ramazan gecelerini ibadet şuuru içerisinde geçirmeleri söz konusudur. Ayrıca Kadir gecesinin bildirilmemesi yoluyla müslümanların bilerek ona saygısızlık göstermeleri veya tâzimde aşırıya kaçmaları önlenmiş olur (Zemahşerî, IV, 273; Fahreddin er-Râzî, XXXII, 28-29).

Bir hadiste inanarak ve mükâfatını Allah’tan bekleyerek Kadir gecesini ihyâ edenlerin geçmiş günahlarının affedileceği müjdelenmiştir (Buhârî, “Fażlu leyleti’l-Ḳadr”, 1; Müslim, “Ṣalâtü’l-müsâfirîn”, 175-176). Ramazanın son on gününe girildiğinde Hz. Peygamber dünyevî işlerden uzaklaşıp i‘tikâfa çekilir, geceleri daha çok ibadet ve tefekkürle geçirdiği gibi ailesini de uyanık tutardı (Buhârî, “Fażlu leyleti’l-Ḳadr”, 5; “İʿtikâf”, 1; Müslim, “İʿtikâf”, 1-5; Tirmizî, “Ṣavm”, 73). Bir hadiste Resûl-i Ekrem’in Kadir gecesinde, “Allahım! Sen affedicisin, affı seversin, beni de affet!” şeklinde dua edilmesini tavsiye ettiği belirtilir (Tirmizî, “Daʿavât”, 84; İbn Mâce, “Duʿâʾ”, 5). Bu sebeple müslümanlar, ramazan ayının son on gecesini ve özellikle âlimlerin çoğunluğunun işaret ettiği 27. geceyi, kulluk bilinci içinde ibadet ederek ve geçmişte yaptıkları hataları bir daha tekrarlamamaya kesin karar vererek geçirmeye özen gösterirler.

Kaynak